Bir hiphop duosu (ikili) olan Farazi V Kayra’nın ellerinden “Hayalet Islığı” dinleyicilerle buluştu. Geçen sene kliple beraber sunulan “Mertel Kasetçilik” parçası ile albüm haberi duyurulmuştu ancak bu parça albüme alınmaktan vazgeçildi. İlk kez bir Farazi V Kayra albümünde düet görmek açıkçası beni hem şaşırttı hem de mutlu etti. Bunun nedeni düet listesindeki Karaçalı, Da Poet, Ağaçkakan, Sorgu ve Type Wheel gibi isimlerin yer almasıydı.

Albüm sahipleri Farazi ve Kayra olunca beklentiler de haliyle yüksek oluyor ancak albüm bu beklentileri fazlasıyla karşılıyor.

İncelemenin girişini çok uzatmadan parçalara değinmek istiyorum.

01. Dokunmayarayaparsın
Albümün introsu sayılan parça bizlere 2008 yılında çıkan Farazi V Kayra albümü “Sarhoş Palavraları ve Nahoş Nidalar” da ki “Makus Talihim” parçasını hatırlatıyor. İki parçanın da girişi aynı ve bu de bende yarıda bıraktıkları bir işi tamamlamaya geldikleri izlenimini oluşturuyor ya da sadece sevdikleri için tekrar aynı altyapı ile başladılar. Ancak ben diğerini tercih ederim.

Parçada, Kayra tek verse girmiş ancak girdiği kısmın etkisi kolay atlatılacak türden değil. Verse ün sonunda “rüyalarda bakiyim, gelmeyeceğin bariz.” demesi dinlerken içtiğim çayın boğazımda kalmasına yol açtı. Albümün dolu ve derin oluşunu rahatlıkla anlayabileceğimiz bir giriş olmuş.

02. Cenaze I: Ölüler Konuşamaz
Albümde yer alan üç ana bölümden ilki olan “Cenaze” nin ilk parçası. Altyapı, Kayra’nın lirikleri, altyapıyla Kayra’nın bütünleşmesi. Bir parçanın oluşabilmesi için gereken tüm sac ayakları da mükemmel ve ortaya çıkan işte aynı şekilde. Kayra bize zamanında Farazi için “sample okşamak” deyimini kullanmıştı ve ben bunu o zaman duyduğumda hak vermiştim ama şimdi iyiden iyiye bu belli oluyor. Farazi sample kesmemiş ya da sample almamış o sampleı okşamış ve ortaya da bu harika eser çıkmış.

03. Cenaze II: Kolonya
“Cenaze” bölümünün ikinci parçası olan Kolonya, albümün en iyi altyapılarından birisine sahip. Altyapının birden çıkışa geçmesi ve Kayra’nın buna sağladığı uyum beni her seferinde mest ediyor. Albümün en iyilerinden bana göre.

04. Cenaze III: Merhumun Çalıntı Gölgesi feat. Ağaçkakan, Type Wheel
Son “Cenaze”. Kayra’yı düet parçalarda dinlemeye fazla alışık olmayan ben onu iki kişiyle birden yan yana görünce aslında biraz ürkmüştüm. Çünkü üç kişiyle parça yapmak iki kişiyle yapmaktan çok daha zor çünkü üç kişinin birbirine uyum sağlaması iki kişiye göre hayli zor ancak parçada yakalanan uyum ve akış muazzam. Ağaçkakan’ın okuduğu nakarat parçaya çok yakışmış ve tabii ki Farazi’nin ellerinden çıkan nefis altyapıya da değinmeden edemeyeceğim. Muazzam.

05. Mevsim Olmayan Mekanlar I: Fotoğraflarda Ölümü Görüyorum
Albümdeki ikinci ana bölümü olan “Mevsim Olmayan Mekanlar”ın girişindeki skitten oluşan parça. Dinlediğimiz diyalogda fotoğraflarda ölümü gördüğünü ve bu yüzden yaşayan hiç kimsenin fotoğrafına bakamadığını söyleyen bir adamı dinliyoruz. Başta ilgi çekici gibi gelse de birkaç dinlememden sonra karar verdim bu ilgi çekici değil. Bu ürkütücü.

06. Mevsim Olmayan Mekanlar II: Ayaz Meyhanesi feat. Vinyl Obscura
Farazi ve Kayra’ya scratchleriyle Vinyl Obscura’nın eşlik ettiği parçada nakarat yerine scratchlerin olması ve parçada Kayra’nın bizi uzaklara götürmesi, gözümüzün önüne hayatından sahneler canlandırması ve bunların harika scratchlerle birleşmesi ortaya eşsiz bir dinleme zevki çıkarmış. Parça hakkında yazmadan önce tekrar tekrar dinledim. Yazdım, sonra yine tekrar tekrar dinledim. Öyle bir parça işte.

07. Mevsim Olmayan Mekanlar III: (Bir) Fotoğrafın Rüyası feat. Vinyl Obscura
Albüm öncesi dinleyicilere verilen parça bir anlamda albümün tanıtımı için dinleyicilerin ağzına bir parmak bal çalmaktı. O balın kavanozunun içinde olmak gerçekten heyecan verici. “Ortalar güzel, Kayra sade ıskalar.” ve “yarından değerli hiçbir şey de yok şuan” gibi aklıma ilk dinlediğimden beri kazınmış iki cümleyi barındıran parça albümün en iyilerinden birisi bana göre. Ceza’nın bir parçasından alıntılanan “hayalet olana dek beklemek mi gerek acep?” kısmı da gerek albüm gerekse parça konseptine “cuk” diye oturmuş.

08. Mevsim Olmayan Mekanlar IV: Bir Eve Hangi Gün Gidilmez
“Mevsimi Olmayan Mekanlar” bölümünün dördüncü parçası. Parçanın kısa özetini vermek gerekirse “ciğer deşen şarkılar” demem sanırım yeterli olacaktır. Önce Farazi giriyor ve ciğerde bir delik açıyor, ardından Kayra deşmeye başlıyor ve parçanın son kısmındaysa deşme işlemi yine Farazi ile sonlanıyor. Daha fazla bir şey yazılmaz sanırım bu parça için. “Ölme!, olaydı keşke söylememle”.

09. Mevsim Olmayan Mekanlar V: Unutulanlar feat. Karaçalı, Vinyl Obscura
Albümü baştan dinlemeye başlamadan önce ilk olarak bu parçayı dinledim. Sonra tekrar dinledim ve tekrar.Müthiş bir verse girişi ile başlayan Kayra ve Kayra’nın hemen ardından giren Karaçalı ardında efsane bir verse bırakmış. Kayra ve Karaçalı daha önce “Sıkıştırır Duvarlar” gibi nefis bir parçada da beraberlerdi ve bu parça da yine bu iki MC’nin yan yana geldiklerinde arkalarında unutulmaz eserler verdiklerinin tescili olmuş. Parçada kullanılan sample ve Vinyl Obscura’nın scratchleri parçanın önemli etmenlerinden olsa da bana göre parçanın farklı bir boyuta ulaşmasındaki en büyük pay Karaçalı ve sonra da Kayra’nın verselerinde. Parça albümün en iyisi kanımca.

10. Mevsim Olmayan Mekanlar VI: Kar feat. Vinyl Obscura
“Mevsimi Olmayan Mekanlar”ın son parçası olan “Kar”a yine turntablist Vinyl Obscura eşlik ediyor. Parça albümdeki en içe işleyen parçalardan biri. Bunda beatin payının yüksek olduğu aşikar. Gülümseyen yüzünüz parça başladığında bir anda hüzünle kaplanabilir.

11. Vakitsiz feat. Vinyl Obscura
Albümün geneli gibi “ciğer deşen” bir parça. Kayra’nın tek verse okumayı tercih ettiği parçada albümün birçok parçasında olduğu yine plakların başında Vinyl Obscura var. Parçanın sonunda albümün genelinde olduğu gibi altyapıdaki değişim çok yumuşak ve hoş. Bu geçişler aslında gayet riskli seçimler olsa da Farazi bu geçişlerle dinleyiciyi rahatsız etmiyor aksine albümle daha sıcak bağlar kurmalarını sağlıyor. Parçanın tadı tabiri caizse damağımda kalıyor ve içimden “keşke daha uzun olsaydı” demeden edemiyorum.

12. Yangın I: Sakin
Parça adından da anlaşılacağı gibi “Yangın” bölümünün başlangıç parçası. Adından da anlaşılacağı gibi oldukça sakin bir parça. Yarısına kadar sadece çok hafif bir melodi ile giden parçaya birden hafif bir ses eşlik ediyor ama verse okumuyor. Usul usul bir şeyler söylüyor ve susuyor. Bu sesi ilk duyduğumda anımsayamadım ama çok geçmeden Da Poet olduğunu anladım. Aslında bu parçada keşke Da Poet’ten sesler kullanılmasaydı ve biz enstrümanları dinleseydik ya da Da Poet bu kadar çok şey söylemeseydi. Açıkçası ben pek yakıştıramadım parçanın içinde birden bire beliren sesleri.

13. Yangın II: Sandığımdan Herkes Babam Gibi Gülecek feat. Sorgu
“Yangın” bölümünün ikinci parçası. İsmi bile uzaklara dalıp gitmemize yeten parça da kemanlarla bezeli bir altyapı duyuyoruz ve üzerine su gibi duru vokaller çalınıyor kulağımıza. Dramelodi Project grubundan Sorgu parçada Kayra’ya eşlik ediyor ve en az Kayra kadar başarılı buldum ben Sorgu’yu bu parçada. Albümün en iyilerinden bana göre.

14. Yangın III: 15 Eylül 1966 feat. Da Poet
Storytelling tarzının Türkçe RAP’teki en iyi isimlerinden birisi olduğunu bir kez daha hatırlatırcasına bir verse girmiş Kayra. Da Poet mi o da mükemmel bir bir verse girmiş ve parça gerçekten albümün en iyilerinden olmuş. “Bir bidon benzin bulmak hiçte zor olmadı, yanarken ev yüzümde hiçbir mimik durmadı”. Parça “efsane” olmaya aday diyorum ve sizleri parçayı dinlemeye davet ediyorum.

15. Dobro Vecer feat. Vinyl Obscura
“Dobro Vecer”. Albümün son parçası. Slav dillerinde “iyi geceler” anlamına gelen bu söz öbeğinin albüm son parçasında karşımıza çıkmasına şaşmamak gerek aslında. Ayrıca bana göre gündüz dinlemenin zor olduğu bu albüm için “iyi geceler” iyi bir final olmuş. Parça aslında iki parçanın arka arkaya gelmesi. Albüm çıkmadan önce Farazi ve Kayra’nın dinleyicilerine armağan ettikleri “Islığı Beklerken” parçası, yaklaşık sekiz buçuk dakikalık parçanın ortasından sonra başlıyor ve bu harika albüm çok iyi bir şekilde noktalanıyor. Aslında “Islığı Beklerken” hidden track olarak da algılanabilir fakat ben -Farazi ve Kayra öyle düşünmüş olsa bile- bu parçayı “Dobro Vecer” ile beraber düşünüyorum. Aralarında kısa bir sessizlik olsa da bu iki parça birbirini çok iyi tamamlamış.

Albümün geneline baktığımda kesinlikle beklentilerimi karşıladı. Tek kelime ile mükemmel bir albüm olmuş. Kötü bir parça barındırmaması bir yana aralarından “en iyi hangisi” sorusunun cevabını verecek parçayı seçmekte gerçekten güç. Albümün yanında enstrumentaline de ulaşabilmek bizim için gerçekten büyük bir şans. Şahsen enstrumentalleri dinleyemeseydim üzülürdüm. Albümün normal kapağı çok sade olmuş ancak kesinlikle basit değil, sade. Düet listesinin kalitesi de albüme yakışır düzeyde olmuş. Benim albümdeki en beğendiklerim(seçmesi zor oldu) “Kolonya”, “Unutulan” ve “15 Eylül 1966”.

Albüm gerek Klasik Müziğe gerek Alaturka’ya gerek Batı Müziğine gerek Türk Müziğine dokunuyor, kah Hüdayi Aksu’dan açılıyor söz kah Orhan Ayhan’dan. İçi tıka basa ben, tıka basa sen, tıka basa Farazi, tıka basa Kayra yani sözün kısası tıka basa biz dolu bir albüm.
Albüme benim puanım 10/10.

Görüşünüzü bildirin, yorum yapın;