İlk değerlendirme yazısı olduğu için küçük bir ön açıklama yapmak istiyorum. Bu alanda yazdığım yazılarda albümlerin müzikal yönleri dışındaki yönlerine daha çok değinmeyi planlıyorum ve daha genel değerlendirmeler düşünüyorum. Parça parça değerlendirmelerden daha yüzeysel olmamakla birlikte daha kısa ve okuyucuları sıkmayan yazılar planlıyorum. Bu alandaki albümlerin çıkış tarihleri baz alınmayacak ve kah eski kah yeni albümler hakkında değerlendirmelerim yer alacak.

İndigo’nun altıncı albümü olan ve 2013 yılında dinleyicileriyle buluşan “Mutsuz”dan bahsedeceğim. Bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama bu albüm, sadece elden ve kargo ile satışa sunulmuş vaziyette. İndigo’ya ve müziğine değer veren dinleyicileri albümün hiçbir parçasını internete vermeyerek İndigo’ya olan saygılarını da bir kez daha gösterdiler.

İndigo tarz olarak diğer albümleriyle hemen hemen aynı doğrultuda. Düet parçaların da bulunduğu albümde toplam 19 parça bulunuyor ve albüm hala satışta.

Albüm için bu yazıyı yazmamdaki asıl sebebe gelecek olursak; bu albüm İndigo’nun bundan önce çıkan albümlerinden ve hatta daha önce undergroung olarak basılıp satılan tüm albümlerden farklı. “Neden” sorusunun cevabı albümü elinize alınca cevabını buluyor. Albümünün bandrol taşıyarak müzik marketlerde yer alan albümlerden hiçbir farkının olmasını istemeyen İndigo, bunu kendi çabalarıyla başardı, bu çabaları albümün çıkış tarihinin gecikmesine yol açsa bile yine de başardı. Albümü elinize aldığınızda gerçekten “market albümü” dediğimiz albümlerden bir farkının olmadığını hatta bazı market albümlerinden daha kaliteli bir kutu ve kitapçık baskısına sahip olduğunu fark edebiliyoruz. Evet, albümün bir kitapçığı var. Bu kitapçıkta İndigo’nun teşekkür yazısı, dinleyicilerine mesajları ve hatta her parçanın altında parçada kullanılan samplea kadar birçok şey yer alıyor. Basım işlemleri “Rapdükkanı” tarafından yapılan albümün bitmek gibi bir olasılığının olmaması ise dinleyicilerin gönlünü ferahlatan bir başka yön.

Albümüne bu kadar değer veren İndigo, albüm çıktıktan sonra birçok dinleyicisinde olduğunu farkettiği “atm korkusu”nu da yenmeleri için onlara yol gösteren bir video hazırladı. Videolarındaki samimiyetinin yanında bu videodaki ciddiyeti de onun gerçekten albümü için çalıştığını ve bu emeklerinin karşılığını almak istediğini gözler önüne seriyordu.

Satışlar İndigo’yu mutlu etti sanırım ve yeni albümü “Sokak Köpeği” için de çalışmalarına başladığını duyurmuştu. Şu sıralar yasal işlere yönelimi olduğunu söylese de ben yasal işlerin İndigo’nun karakterine uygun olduğunu düşünmüyorum.

“Yazı daha da uzun ve derin olabilirdi” diyenler olabilir, katılıyorum olabilirdi ama bu alanın konsepti gereği yazının diğerlerine göre daha kısa olması gerekiyor. Bu arada albüm yazısı bir hayli geç oldu ancak oldu, önemli olan da bu değil mi? : )

Görüşünüzü bildirin, yorum yapın;