Kadıköy Acil ekibinden Maestro’nun, “Sokağın Rüyası” isimli albümü 2013 yılını sonlarına doğru dinleyicilerle buluştu. Albüm toplam 14 parçadan oluşuyor. Albümde Maestro’ya Sansar Salvo, Giyotin, No.1, Radansa, Sayedar, Linspecteur, Charlee, Xir Gökdeniz, Sancak gibi isimler düetleriyle, RaProf, Ali Alkumru, Arda Gezer, VA Beatz, İstifa ve Nosta gibi isimler ise prodüksyonlarıyla eşlik ediyorlar. Ayrıca albümde DJ Güney Uğurlu da scratchleri ile Maestro’ya eşlik ediyor.

Underground soundun Maestro’nun akıcı ve sert vokali ile birleştiği albümde yer yer hardcore yer yer protest RAP ögeleri bulmak mümkün. Özellikle liriklerdeki sokak, yeraltı ve kendi üzerinden kurduğu bağlantıların ön plana çıktığı albümde parçalar yeri geliyor kafa sallatıyor, yeri geliyor yumruk sıktırıyor. Sokaklardan, sistemin eksiklerinden bahsedilen albümde, bunlara ek olarak RAP ortamının eksik ve kötü yönlerine yapılan vurgularda dikkat çeken bir diğer nokta.

Albümdeki beğendiğim parçaların bazılarından bahsedecek olursak;

02. Sokağın Rüyası
Albüme adını veren ve albümün çıkışından önce tanıtım amaçlı kliplendirilen parça, albümün en iyileri arasında yer alıyor bana göre. Albümün tanıtımı ve bir anlamda sözcüsü olan parçada RAP camiasına göndermelerden oluşuyor ve yine albümün genelinde olduğu gibi ve adından da anlaşılacağı gibi sokak vurgusu yapılıyor.

05. Vay Haline
Albümün klip çekilen ikinci parçası. Albümü alma sebebim. Gerek lirikal gerekse müzikal olarak albümün en iyisi. Parçanın sonundaki gitar solosu parçanın verdiği hazzı ikiye, üçe katlıyor.
Bu parçanın klibini izlediğim zaman gerçekten hayran kalmış ve albümü almaya karar vermiştim. Parçada bahsedilenler, klipte yakalanan samimiyet, nakaratın ve gitar solosunun da etkisiyle parça “kesinlikle albümü almalıyım” dedirtti.

07. Boykot
Albümdeki protest duruşun en üst noktaya ulaştığı parça. Bana göre albümdeki Maestro’nun kafiye yeteneğini ve kendini en direkt şekilde ifade edebildiği parça olmuş. Verse aralarındaki boşluğun nakarat ile değil de sample ile doldurulduğu parça da bu tercihin çok isabetli olduğunu da söylemeliyim.

Albümün adının “sokak” ve “rüya” gibi sık sık beraber göremediğimiz iki kelimeden oluşması oldukça düşündürücü. Sokak, sert ve kirli tarafı temsil ederken rüya ise temiz ve aydınlık tarafı temsil ediyor, ifade ediyor. Bu iki tarafın içinde de yer alan ve lirikal tasvirlerinde de sık sık buna yer veren Maestro’nun albümünün ilk bakışta anlaşılamayan fakat üzerinde biraz kafa yorunca anlayabileceğimiz derinliği de buradan ortaya çıkıyor. Bu iki zıt kutbun kendine sunduklarından yani sokaktan ve rüyalardan beslenen Maestro’nun albümünün sac ayakları da yine bu “anahtar kelimeler”den oluşuyor.

Albümün tekdüze gidişini Vay Haline, Boykot ve Kaç Kere ile kıran Maestro, farklı prodüktörlerle çalışarak da bu tek düze gidişi önlemek istemiş ve gayet de başarılı olmuş. Albümde sürekli aynı türden parçaların yer alması hem dinleyiciyi yorabilir hem de albümün ömrünü kısaltabilir ve Maestro bunun önüne gayet güzel bir şekilde geçmiş.

Kapak tasarımı oldukça sade ve şık olan albümün kapağı 90’ların Gangsta RAP kapaklarını andırıyor.

Özellikle kliplendirilecek parçaların seçiminde yapılan tercihlerin isabeti albümün daha çok insan tarafından bilinmesini, dinlenmesini sağladı. Çekilen kliplerden ilki her ne kadar alışılageldik bir rap klibi olsa da “Vay Haline” parçasına çekilen klip fazlasıyla iyi ki belki de en iyi Türkçe RAP kliplerinin arasına bile girebilir.

Genel olarak baktığımızda albüm her açıdan oldukça iyi. Maestro’nun kariyerinde oldukça önemli bir çıkış yaşamasına sebep olan albüm onun ileriki işleri içinde ciddi bir teminat niteliği taşıyor. Benim albümdeki en sevdiğim parçalar; “Sokağın Rüyası”, “Vay Haline” ve “Boykot”. Albüme puanım ise 8/10.

Görüşünüzü bildirin, yorum yapın;